Yeni bir araştırma, bebeklerin mikrobiyomunun anneleriyle olan paylaşım oranlarını ortaya koyarak, anne mikrobiyomunun bebek sağlığı üzerindeki etkilerine ışık tutuyor.
Kimler Araştırmayı Yürüttü?
Bu gözlemsel çalışma, Colorado Üniversitesi Anschutz Tıp Fakültesi’nden Noel T. Mueller’in liderliğinde gerçekleştirildi. Araştırmaya, Johns Hopkins, Michigan ve Michigan Eyalet Üniversiteleri’nden bilim insanları da katıldı.
Çalışmada, 68 anne-bebek çifti incelendi ve annelerin üçüncü trimesterinde dışkı ve vajinal örnekler toplandı. Bebeklerden ise 2-4 aylıkken en az bir dışkı örneği alındı.
Bebeklerin Mikrobiyomunda Neler Bulundu?
Sonuçlar, 2 ila 4 aylık bebeklerin bağırsak mikrobiyomlarının ortalama %35’inin annelerinin bağırsak veya vajinal mikrobiyomlarıyla paylaşıldığını gösterdi. Bu paylaşım oranı, vajinal doğum yapan annelerin bebeklerinde %38 olarak bulunurken, sezaryenle doğan bebeklerde %24,7 olarak belirlendi.
Paylaşılan mikroorganizmaların %33,7’si annelerin bağırsak mikrobiyomundan, %1,8’i ise vajinal mikrobiyomdan kaynaklanıyordu. Bu bulgular, doğum şeklinin bebeklerin mikrobiyom gelişimi üzerindeki etkisini vurguluyor.
Mikrobiyomun Önemi Nedir?
Mikrobiyom, insan sağlığında önemli bir rol oynayan bakteriler, virüsler ve diğer mikroorganizmaları içeren bir ekosistemdir. Araştırmacılar, özellikle Bacteroides ve Bifidobacterium türlerine odaklanmışlardır. Bu bakterilerin, bebeklerin bağışıklık gelişiminde önemli roller oynadığı ve sezaryen sonrası kolonizasyon gecikmesi ile bağlantılı olduğu belirtiliyor.
Bacteroides ve Bifidobacterium türleri, anne sütündeki insan sütü oligosakkaritlerini (HMO) parçalamaya yardımcı olan bakterilerdir ve bu nedenle emzirmenin mikrobiyom üzerindeki etkileri önemlidir.
Sezaryenin Mikrobiyomu Etkiler mi?
Sezaryenle doğan bebeklerde mikrobiyom gelişiminin etkilenip etkilenmeyeceği sorusu önemlidir. Araştırmacılar, her sezaryenle doğan bebeğin olumsuz bir mikrobiyomla gelişmeyeceğini ve mikrobiyomun çevresel faktörlerden etkilendiğini vurguladı. Bu durum, anneden bebekteki mikrobiyom paylaşımındaki kesintilerin, emzirme ve prebiyotik zengin diyet gibi çeşitli postnatal faktörlerle geri kazanılabileceğini göstermektedir.
Emzirmenin, bebeklerde Bifidobacterium infantis ile Bifidobacterium longum oranını artırdığı da bulunmuştur. Bifidobacterium infantis, insan sütü oligosakkaritlerini en iyi parçalayabilen Bifidobacterium türüdür.
Daha Fazla Araştırma Gerekiyor
Mueller, bu araştırmanın küçük ve gözlemsel olduğunu, dolayısıyla nedenselliği kanıtlayamayacağını vurguladı. Sezaryen doğumun, mikrobiyom paylaşımındaki değişikliklerle olan ilişkisini daha iyi anlamak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu belirtti.
Gelecek araştırmalar, perinatal maruziyetlerin (sezaryen, antibiyotik kullanımı, anne sütü eksikliği) hangi türleri daha fazla etkilediğini anlamaya yönelik olmalıdır. Müdahale deneylerinin, bebek mikrobiyomunu onarma ve mikrobiyomla ilişkili sağlık sonuçlarını test etme amacıyla gerçekleştirilmesi gerektiği ifade edildi.



