Vanderbilt Health, Alpha-Gal sendromunun tanısını ve tedavisini geliştirmek için yeni bir klinik deneme başlatıyor.
Klinik Denemenin Amaçları
National Institutes of Health tarafından finanse edilen bu klinik deneme, Alpha-Gal sendromu (AGS) olan bireylerin tanı sürecini iyileştirmeyi ve alerjik reaksiyonların temel nedenlerini araştırmayı hedefliyor. Alpha-gal sendromu, kene ısırıkları ile ilişkili alerjik bir durumdur ve kırmızı et ile memelilerden elde edilen diğer ürünlerde bulunan galaktos-alfa-1,3-galaktos adı verilen bir şeker molekülüne karşı şiddetli reaksiyonlar tetikleyebilir.
Bu sendromun belirtileri arasında kurdeşen, sindirim sorunları ve nefes alma güçlüğü bulunuyor. Mevcut tanı yöntemleri arasında gıda testleri ve kan testleri yer alıyor; ancak gerçek alerji ile belirtilere neden olan diğer tetikleyicileri ayırt etmek zor bir süreç olmaya devam ediyor.
Deneme Süreci ve Yöntemleri
Klinik deneme, “Beginning to Assess an Appropriate CONtrol for Oral Food Challenges in Alpha-Gal Syndrome” (BeACON4AG) adıyla anılmakta ve AGS semptomlarının et nedenini kesin bir şekilde doğrulayabilecek tanı araçları geliştirmeye yönelik bir ihtiyaç olduğunu vurguluyor. Çalışma, Vanderbilt Health, University of Virginia, University of North Carolina ve University of Arkansas gibi çeşitli merkezlerde AGS hastalarını kapsayacak şekilde yürütülüyor.
Deneme süreci iki aşamalı bir beslenme testi içerecek. Katılımcılar bir ziyaretlerinde alpha-gal içeren domuz eti, diğer ziyaretlerinde ise alpha-gal içermeyen domuz eti tüketecek. Hem katılımcı hem de klinik uzman, hangi beslenmenin alpha-gal içerdiğini bilmeyecek. Her ziyarette katılımcılardan kan örnekleri alınarak alpha-gal’a karşı bağışıklık faktörleri ve diğer moleküller incelenecek.
Tanı ve Tedavi Üzerindeki Etkisi
Çalışmanın ortak liderlerinden Dr. Cosby Stone Jr., “Tanının netleştirilmesi ve doğru bir şekilde konulması çok önemlidir. Mevcut belirsizlikler, aşırı hassas kan testlerine dayanarak ortaya çıkıyor ve bu durum yanlış tanılara yol açıyor” dedi. Araştırmanın, hem yetişkin hem de çocuk hastalar için AGS semptomlarının tanısında daha iyi bir anlayış sağlayacağını vurguladı.
Tennessee’de yapılan kan testlerinin yaklaşık %20’si alpha-gal’a karşı antikor pozitif sonuç vermekte, ancak bu kişilerin yalnızca 1’de 20’si reaksiyon göstermektedir. Bu durum, alpha-gal için pozitif kan testine sahip olan ancak alpha-gal içeren ürünler tükettiklerinde alerjik reaksiyon yaşamayan kişileri tanımlayan bir durum olan sensibilizasyonu ifade eder.
Gelecek Hedefleri ve Tedavi Yöntemleri
Dr. Stone, “Alpha-gal’a karşı bir reaksiyonu daha kesin bir şekilde anlamaya çalışacağız ve bedeninizdeki reaksiyonlar sırasında neyin serbest bırakıldığını belirleyeceğiz” dedi. Bu bilgilerin, daha etkili tedavi yöntemleri geliştirmek için rehberlik edeceğini umuyoruz.
Mevcut FDA onaylı tedavi yöntemleri, alerji antikorlarını bloke ederek orta ile şiddetli alerjik reaksiyonları azaltmaya yardımcı olabiliyor. Araştırmaların, hastaları daha iyi desteklemek ve gelecekte daha iyi tedavi yöntemleri geliştirmek için sürekli bir döngü halinde sürdüğünü belirten Stone, “Her yıl önceki yılın daha fazlasını başarmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.
Deneme Hakkında Bilgi
BeACON4AG çalışması, National Institute of Allergy and Infectious Diseases tarafından finanse edilmektedir. Denemeye katılmak isteyenler için daha fazla bilgi, ClinicalTrials.gov adresinde NCT07611435 çalışma kimliği ile mevcut durumdadır.



